Travmaya Duyarlı Yoga

Travmaya Duyarlı Yoga Uygulamaları benim için son derece kişisel bir önem taşıyor. TSSB hastalığını yakından tanıyorum, uzun süreli bir beraberliğimiz oldu. Gayet ciddi düşünüyorduk ki trauma sensitive yoga sayesinde beni bırakmaya karar verdi 🙂

Bu dönemde sevgili David Emerson ile sayısız yazışma ve paylaşım yaparak kendi yoga uygulamalarım için bir temel oluşturmuştum. Sonrasında  yine David Emerson ve Dr. Bessel Van Der Kolk’un çalışmalarını takip etmeye başladım. Bu alanda bolca makale çevirdim ve bir kaynak kitap yazma sürecindeyim. Yoga eğitmenlik eğitimi ve fizyoterapistlerin eğitimlerinde çevirmen olarak bulunmam bedeni daha iyi anlayabilmek için büyük bir şans oldu.  

Travmaya hassas yoga uygulaması kadar David Cornwell ile yaptığım somatik travma seansları bende büyük değişim yarattı. 

Bu çalışma öncelikli olarak  TSSB /PTSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) yaşayan kişiler için tasarlanmış bir yoga uygulamasıdır. Bununla birlikte yoga eğitmenlerine yönelik atölye çalışmaları da gerçekleştirmekteyim. 

Travmaya Hassas Yoga Uygulaması Nedir? 
Travma konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden Dr. Bessel Van Der Kolk, yoganın bir tedavi yöntemi olarak uygulanması konusunda uzun yıllardır araştırma yapmaktadır. Amerika’da 2003 yılında kurduğu Adalet Araştırma Merkezindeki, Travma Merkezi içinde Trauma – Sensitive Yoga başlığı altında bir program yönetmektedir. Bu programda hem TSSB ile mücadele edenlere yoga seansları uygulanmakta hem de bu alanda çalışacak Yoga eğitmenlerine özel eğitimler verilmektedir.
Dr. Kolk, bu araştırmaya başladığında amacının, TSSB konusunda uzman olarak, beyindeki uyarılma sistemlerini düzeltirken bireylerin kendilerini bedenleri içinde güvende hissedebilecekleri bir yol bulmak olduğunu söyler. Yoganın beyin fonksiyonlarını düzenlediği ile ilgili pek çok yazı okumuştur ama bu alanda güvenilir bir bilimsel araştırma yoktur. Bunun üzerine kendisi bu konuda bilimsel araştırmalar yapar. Dr. Kolk’ın pek çok hekim tarafından gözden kaçırılan çok önemli bir noktanın altını çizer:

“TSSB ya da travma sadece geçmişte yaşanılmış kötü bir olay değildir. Bireylerin hormon ve beyin sistemlerini etkiler. Travma mağduru kendi bedeni içinde güvende hissetmez. Bu yüzden birey kendini bedeni içinde güvende hissedinceye kadar, mutlaka psikoterapi beden koordinasyonlu uygulamalarla sürdürülmelidir.” der.

Dr. Kolk kendi deneyimlerini şöyle aktarmaktadır: “TSSB ile mücadele edenler dünyada yollarını kaybetmiş kişilerdir. Bedenleri travmanın yarattığı çevre içinde yaşamaya devam eder. Bizler biyolojik ve nörolojik olarak hayatta kalmaya ve krizle baş etmeye programlı canlılarız; ancak TSSB olanlar için zaman durmuş gibidir. Yaşadıkları anı ya da zamanı algılayamazlar çünkü bedenleri geçmişi tekrar etmektedir. Deneyimledikleri olayın detaylarını hatta tamamını beyin unutabilir ancak duygusunu unutmaz. Eğer bu kişiler yoga yaparsa beden fiziksel olarak güçlendiği için kendilerini daha rahat hissetmeye başlarlar. Bu da zamanla bedenlerini bugüne taşıyabilir.”
TSSB için en zorlu iş uyarılmaları kontrol altına almaktır. Bunun da temel yolu meditasyonu öğrenmektir. Travmatize olmuş kişilerin hareketleri paralize olmuş gibidir, tekrar hareket etmeyi öğrenmeleri gerekir. Yoga beden ve zihin bütünlüğünü yeniden kazanmak için en iyi yöntemdir. TSSB olan bireyler reflekslerini ve hareketlerini kontrol etmeyi baştan öğrenmelidirler. Çünkü TSSB vücutta saklanan duyusal bir bellek oluşturur.

Yoga fiziksel tepkileri yeniden programlamak için bir yol sunar. Dikkatli bir gözlemci yaratarak iç dünyada yaşanan gel gitleri anlamaya ve farkındalık kazanmaya yardımcı olur. Düşünce, duygu, duyu ve dürtüleri anlayabilmek TSSB’nun iyileşme aşamasındaki en önemli bileşenleridir.
Yoga duygusal ve fizyolojik durumların baştan düzenlenmesine yardımcı olur. Bedenin kendi doğal hareketini yeniden bulmasını sağlar ve kendini düzenlemesi için nefes kullanımını öğretir. Nörolojik olarak yapılan araştırmalar, meditasyonun ve yoganın beyinde yeni sağlıklı hücre oluşturduğu ve yeniden şekillendirerek daha iyi hale getirdiğini ortaya koymuştur.
Travmaya Hassas Yoga Uygulamaları öncelikle TSSB hastaları için tasarlanmıştır, ancak farklı psikolojik rahatsızlıklar üzerine yarattığı olumlu etkiler halen Travma Merkezi’nde incelenmektedir.

Care for Carers

Yine Dr. Bessel Van Der Kolk’un yürüttüğü bir başka çalışma psikiyatri, nöroloji, onkoloji vb. yoğun strese maruz kalarak hastalara bakım sağlayan profesyonellere ya da insan hakları dernekleri, mülteci destek birimleri, adalet birimlerinde çalışanlara ve yönelik bir yoga uygulamasıdır. Care for Carers profesyonellerin bedensel ve zihinsel olarak rahatlamasına, stresten uzaklaşmasına yardımcı olmayı hedefler. Çalışmalarda dikkat edilen en önemli nokta yoganın bilimsel temellerine dayanarak, uygulayanlar için günlük hayata yansıtabilecekleri ve sürdürebilecekleri bir model oluşturmaktır.

Advertisements